top of page

Savaş nedeniyle limanları engellenen Ukrayna, ihracat sorununu nasıl çözmeye çalışıyor?



Dünyanın en büyük tahıl üreticilerinden biri olan Ukrayna’nın ihracat güvenliği, dünya gıda dengelerini yakından etkiliyor.


Bazı limanları Rusya tarafından işgal edilen, bazılarından ise denize çıkışları engellenen Ukrayna’nın tarım ürünlerini ihraç edememesi, bir çok ülkelede açlığa varacak sonuçlar doğuracak.


Dünya gıda fiyatlarında büyük artışları tetikleyecek durum, Ukrayna için ciddi gelir kaybı anlamına geliyor. Öyle ki metalürji ve tarım ürünleri, Ukrayna’nın ihracatında ilk iki sırada bulunuyor.


Peki Ukrayna için büyük öneme sahip tahıl ve metalürji ürünleri ihracatı, savaş şartlarında nasıl gerçekleşiyor?


Limanlar dış ticaretin yüzde 70’ini karşılıyordu


Dünyanın en büyük tahıl üreticileri arasında gösterilen Ukrayna limanlarındaki elleçleme hacmi oldukça büyük. 2021'de 150 milyon ton sevkiyat, Ukrayna limanlarından geçti. Bu rakamın büyük bir kısmını, tahıl ürünleri oluşturuyor.


Savaştan önce limanlar, Ukrayna dış ticaretininin %70'ini karşılıyordu. 24 Şubat’ta başlayan Rusya saldırısı nedeniyle, şu anda hepsi bloke edilmiş durumda.


Nehir limanlarının önemi arttı


Ukrayna ihraç ürünlerinin denize çıkışında tek yol, Karadeniz limanları değil.


Tuna nehri limanları, tahıl ihracatının can damarını oluşturuyor. Tuna nehri limanlarından olan Ust - Tuna, Reni ve İzmail savaş şartlarında Ukrayna ihracatının %30'dan fazlasını sağlıyor.


Ukrayna tahılı, Tuna limanlarından Romanya Köstence’ye gönderilebiliyor. Bulgaristan Varna ve Litvanya Klaipeda’nın tahıl taşımacılığı için kullanılması planlanıyor.


Nehir limanlarının kapasitesi arttırılabilir mi?


Tuna nehri limanları, savaştan itibaren 850 bin ton elleçleme gerçekleştirdi. Bu miktarın daha da artması mümkün.


Alt yapı bakanlığı verilerine göre, savaştan önce kurulu kapasitesi 5 milyon ton olan İsmail, kapasiteyi 6 milyon tona yükseltebilir.


Ust'-Tuna nehir limanı ise, 6.000 ton yerine yılda 7 milyon yük gönderebilir. Reni nehri limanı, gönderilen 1,4 milyon ton kargo ile potansiyelinin sadece %10'unu kullandı.


Ust'-Tuna nehir limanından geçen sene sadece 6 bin ton yük geçti. Bu limanın kapasitesi ise yılda 4 milyon ton .


Genel olarak nehir limanları, yılda 15 milyon tona kadar ihracat-ithalat sağlayabilecek kapasiteye sahip. Bu deniz limanları ile karşılaştığında oldukça az olsa da, bu şartlarda ihracata nefes aldıracak, tahıl ihracat kapasitesini arttıracaktır.


Bu nedenle, limanların önündeki engellerin kaldırılması (işletilmesi/gerekli alt yapıya kavuşturulması), Ukrayna tahılına bağlı olan dünya için bir öncelik olmaya devam ediyor.


Demiryollarında durum


Ukrayna demiryollarının ihracatında ana ürünleri, madenler (demir cevheri vb), tahıl hammaddeleri gibi işlenmemiş ürünlerden oluşuyor.


Demiryolu taşımacılığı ağırlıklı olarak Polonya, Slovakya ve Macaristan'a yapılıyor. Mart ayında bu ülkelere 3 milyon ton mal gönderildi. Nisan ayında ise bu rakam 3,9 milyon tona çıktı.


Savaştan önce şirket günde 800.000 vagon taşıyordu, bu rakam şu anda 300.000’e düşmüş durumda. Ukrayna demiryolları Ukrzaliznytsia (UZ), ulaşımla ilgili herhangi bir sorun olmadığını garanti ediyor.


Ancak demiryolu taşımacılığında batı sınırlarında standart uyum sorunları yaşanıyor.


Ukrayna'daki trenler nispeten daha "geniş" bir rayda (1,520 mm) çalışırken, sınırda daha dar olan (1.435 mm) Avrupa sistemi ile buluşuyor. Nedenle sınır ötesi trafiğin arttırılması için çalışma yapılması gerekiyor.


UZ Operasyon Direktörü Vyacheslav Eremin'e göre, mallar vagondan vagona veya konteynırlara aktarılıyor.

"Bizim açımızdan bir sorun yok, %20-30 daha fazla yeniden yükleyip yeniden düzenleyebiliriz. Soru şu ki Avrupa altyapısı bu tür yüklere hazır değil.’ Diyen Eremin, ‘AB tarafından vagon, kapasite, liman terminali eksikliği bulunduğunu belirtiyor.)


Ukrayna ürünleri bugün demiryolu ile Gdansk, Gdynia, Swinoujscie (Polonya) ve Köstence'ye (Romanya) ulaştırılıyor.

Oradan mallar deniz yoluyla savaş öncesi pazarlarına gidiyor. Litvanya'nın Klaipeda kentine giden ilk konteyner treni bir süre önce sefere başladı.

Ukrayna demir yollarının şu anda, İtalyan ve Hırvat limanlarına erişim üzerinde çalıştığı bildiriliyor.

Kara yolu taşımacılığı (TIR - kamyon )


Demiryoluna ek olarak, Ukrayna ihracatında karayolu taşımacılığı önce çıkmaya başladı.


Alt yapı bakanlığına göre, Ukrayna'da şu anda kamyon (TIR) sıkıntısı yok. Ancak, onlara olan ihtiyaç artacak, bu nedenle bu tür araçların ithalatındaki gümrük vergilerinin basitleştirilmesi ve azaltılması gerekiyor.


Kamyonlarla ilgili en büyük problemler sınırlarda ortaya çıkıyor. Çünkü, oluşmaya başlayan büyük akışa, gümrük altyapısının uyum sağlayamama sorunu mevcut.


Polonya ve Romanya sınırlarındaki kuyruklar bazen 20 km’ye ulaşabiliyor. Slovakya’da da zaman zaman benzer durumlar gözleniyor.

Yaz ayları ile birlikte tarım ihracatında artış başlayınca, büyük ihtimal durum daha da kötüleşecek.


Mevcut sınır kapılarındaki alt yapı ''karşılıklı olarak'', araçların hızlı bir şekilde denetlenmesine izin vermiyor: Hizmet bölgeleri yeterli değil, otomatik kuyruk sistemleri yok, çoğu zaman sınırın her iki tarafında yeterli gümrük memuru yok.


Sorunun çözüm yöntemlerinden biri olarak, bazı geçiş noktalarının binek araçlara kapatılması sadece TIR ve kamyonlara serbest bırakılması gösteriliyor. Önümüzdeki haftalarda bununla ilgili kararla görebiliriz.


Bazı sınır kapılarındaki kapasite sınırının arttırılması da bir çözüm olarak sunuluyor. Bazı kapılardaki ''örneğin 3 tonluk'' yük limitinin 10 – 20 tona çıkartılması ihracatı rahatlatabilir.


Son olarak yeni sınır kapılarının kurulması da pahalı da olsa seçeneklerden biri olarak sunuluyor.


İş dünyasının yeni şartlara uyumu kolay değil


Tarım Bakanı Mykola Solsky’e göre, savaş yarın bitse bile dünyadaki yüksek fiyat dalgası 3-5 yıl daha sürecek.

Rus ordusunun zarar verdiği Ukrayna alt yapısının eski haline getirilmesi için zaman ve küçümsenmeyecek finansman gerekiyor.


Bazı tarım şirketleri şimdiden yeni şartlara uyum sağlamak için hammadde ihracatından mamul ve yarı mamül ürün ihracatına geçmeye, taşınan yükün kapasitesini küçültmeye çalışıyor.


Yani buğdayın un ve makarnaya, mısırın nişasta ve amino asitlere dönüştürüyor veya örneğin demir cevherini doğrudan hammadde olarak satmak yerine, bunu yarı mamule dönüştürmeyi ve bu şekilde ihraç etmeyi planlıyor.


Tabi ki bu tür bir strateji çok büyük işletmeler tarafından yapılabiliyor. Nispeten daha küçük hacimlerde çalışan tarım üreticileri, ürünlerini doğrudan ihraç etmek yerine bu tür şirketlere satma yoluna gidebilir.


Böyle bir dönüşüm için ciddi bir mali destek gerekiyor. Yapılacak yatırımlara göre, ihraç edilen yarı mamul veya mamul ürünlerin fiyatlarında artış da yaşanabilir.


Ukrayna’nın bugün yaşadığı liman problemi (Limanların abluka edilmesi, Rusya tarafından yıkılması), sadece Ukrayna’yı ilgilendirmiyor.


Yaşanan sorun, bazı ülkelerde açlığa varacak sonuçlar doğuracak küresel bir problemdir ve sadece Karadeniz havzası ve AB’yi değil, dünyanın tamamının ilgilendirmektedir.


F.Serkan BAĞ


Kaynaklar:

Epravda.com.ua, Chamber of Commerce and Industry Israel-Ukraine, Ukrayna Altyapı Bakanlığı

 
 
 

Yorumlar


bottom of page